
Los Angeles Crimes
Yalnızca AndroidFree·Kullanıcı puanı
Analiz eden ViaAPK
Benim için Los Angeles Crimes, açık dünya hissini merkeze alan bir aksiyon oyunu. Oyunun en belirgin tarafı, oyuncuyu tek bir doğrusal görevi takip etmeye zorlamak yerine Los Angeles temalı sanal alanın içinde kendi akışını kurmaya bırakması. Bu yaklaşım, kısa süreli çatışmalardan serbest dolaşmaya kadar farklı oyun alışkanlıklarına alan açıyor.
Oyun ücretsiz sunuluyor ve geliştiricisi Mohammad Alizadeh. Android tarafında en az 7.0 sürümünü isteyen yapım, PEGI 16 yaş derecelendirmesine sahip. Bu ayrıntı önemli; çünkü oyun, çocuklara yönelik renkli ve basit bir maceradan çok, çatışma ve suç temalı atmosferiyle daha olgun oyunculara hitap ediyor.
Açık dünya özgürlüğü oyunun asıl gücü
Bu oyunu benzer aksiyon yapımlarından ayıran nokta, eğlenceyi yalnızca görev tamamlamaya bağlamaması. Alışılmış mobil aksiyon oyunlarında çoğu zaman ekrandaki işaretçiyi takip eder, kısa bir bölümü bitirir ve bir sonraki aşamaya geçersiniz. Burada ise çevreyi kurcalamak, hareket alanını tanımak ve çatışmaya ne zaman gireceğinize karar vermek deneyimin önemli bir parçası.
Bu özgürlük, oyunu her açışta aynı şekilde oynamamanızı sağlıyor. Bir oturumda doğrudan aksiyona yönelmek isteyebilirsiniz; başka bir zamanda haritada dolaşıp kontrol hissini geliştirmeyi tercih edebilirsiniz. Benim için bu, oyunun tekrar oynanabilirliğini artıran en değerli özellik oldu. Çünkü amaç yalnızca ekrandaki görevi bitirmek değil, sanal alanın sunduğu hareket imkânlarını kendi tarzınıza göre kullanmak.
Yine de açık dünya ifadesini sınırsız bir simülasyon gibi düşünmemek gerekiyor. Mobil platformdaki bu tür oyunlarda çevrenin her köşesinde aynı yoğunlukta içerik beklemek doğru olmaz. Oyunun çekiciliği, devasa bir yaşam simülasyonu sunmasından çok, aksiyonun çevreyle birlikte daha serbest hissedilmesinden geliyor.
İlk dakikalarda alışılması gereken kontrol yaklaşımı
Dokunmatik kontrollerle ilk karşılaşmada biraz sabır gerekiyor. Hareket, kamera ve çatışma sırasında aynı anda birkaç parmak kullanmak, özellikle küçük ekranlı telefonlarda alışkanlık istiyor. Ben ilk denemelerde doğrudan çatışmaya girmek yerine kamerayı çevirmeye, karakterin dönüş hızını anlamaya ve hareket alanını tanımaya zaman ayırmayı daha verimli buldum.
Bu küçük hazırlık, sonraki karşılaşmalarda ciddi fark yaratıyor. Kamerayı aceleyle çevirmek yerine önce kaçış yönünü görmek, açık alanda gereksiz yere sıkışmamak ve çatışma sırasında çevreyi hesaba katmak oyunun akışını rahatlatıyor. Buradaki önemli ipucu şu: Oyunu yalnızca nişan alma oyunu gibi değil, konum seçme oyunu gibi düşünmek gerekiyor.
Vakit ayırmaya değer haberler

Coloring Games: Color & Paint Kimlere Hitap Ediyor, Kimleri Çabuk Sıkıyor?

Blinkit’in Hızı, Android ve iOS Kısıtlarında Güvenilir Kalabilecek mi?

SimCity BuildIt: Şehir Hayali Bekleme Sürelerine Takılıyor mu?

Pou: Telefonumuzda Büyüttüğümüz Küçük Sorumluluk

Hello Neighbor: Rakiplerine Karşı Gizemli Bir Macera

Canva: Yaratıcılığın Zirvesine Çıkış Hikayesi

Super Bear Adventure: Her Yaşa Hitap Eden Nostaljik Oyun

Microsoft Word: Edit Documents ile Mobil Düzenlemede Üstün Verimlilik

Yandex Go: Dijital Ekosistemde Güçlenmenin Yolu

YouTube Studio: İçerik Üreticileri İçin Yeni Dönem

Sofascore: Canlı Skorla Spor Tutkunlarının Vazgeçilmezi

Picsart Foto ve Video Editörü: Yaratıcılığınızı Serbest Bırakın
Telefonunuzun ekranı küçükse veya dokunmatik hassasiyete alışık değilseniz ilk oturumlar biraz yorucu olabilir. Daha büyük ekranlı bir cihazda çevreyi okumak ve parmaklarınızla görüş alanını kapatmamak daha kolay. Bu, oyunun temel fikrini değiştirmiyor ama açık alan avantajının gerçekten kullanılabilmesi için pratikte önemli bir fark oluşturuyor.
Çatışmayı çevreyle birlikte düşünmek
Oyunun aksiyon tarafında benim en çok dikkat ettiğim nokta, hareket etmenin yalnızca bir yerden diğerine gitmek anlamına gelmemesi. Çatışma sırasında açıkta kalmak, görüş açısını kaybetmek veya aceleyle dar bir alana girmek sonucu etkileyebiliyor. Bu nedenle sürekli ileri gitmek yerine birkaç saniye durup çevreyi okumak çoğu zaman daha iyi sonuç veriyor.
Özellikle oyuna yeni başlayanlara önerim, her karşılaşmayı hız yarışına çevirmemeleri. Önce nereden yaklaşacağınızı belirleyin, ardından hareket alanınızı koruyun. Bu yöntem, mobil oyunlarda sık görülen kontrol karmaşasını azaltıyor. Aynı zamanda açık dünya tasarımının neden işe yaradığını da gösteriyor: Çevre, yalnızca arka plan olarak kalmıyor; kararlarınızı etkileyen bir unsur hâline geliyor.
Biraz daha planlı oynamak için haritayı yalnızca hedefe ulaşma yolu olarak değil, çatışma öncesi hazırlık alanı gibi değerlendirebilirsiniz. Bir bölgeye girmeden önce kamerayı farklı yönlere çevirip yaklaşma seçeneklerini kontrol etmek, rastgele saldırmaktan daha kontrollü bir deneyim sunuyor. Bu alışkanlık, oyunun basit görünen yapısının altında taktiksel düşünme alanı bulunduğunu ortaya çıkarıyor.
Günlük kullanımda en iyi senaryo
Bu oyunun en uygun olduğu senaryo, uzun süreli ve kesintisiz bir macera aramadığınız, fakat birkaç dakikalık boş zamanda doğrudan aksiyona girmek istediğiniz anlar. Örneğin işe veya okula giderken beklediğiniz kısa bir sürede oyunu açıp çevrede dolaşabilir, ardından bir çatışmaya girip oturumu kapatabilirsiniz. Serbest yapısı, her açılışta uzun bir hazırlık zinciri istemediği için bu tarz kısa kullanımlara uyuyor.
Benzer şekilde, görev metinleri ve karmaşık ilerleme ekranlarıyla uğraşmak istemediğiniz günlerde de işe yarıyor. Oyunu açıp kontrolü elinize almak, çevrede hareket etmek ve kendi hedefinizi belirlemek mümkün. Bu, klasik bölüm bölüm ilerleyen aksiyon oyunlarına göre daha rahat bir deneyim sağlıyor.
Ancak bu rahatlık herkes için avantaj değil. Ben bir oyundan sürekli yönlendirme, net hedefler ve düzenli ödül döngüsü bekliyorsam, bu yapım bana daha dağınık gelebilir. Çünkü burada eğlencenin bir bölümü oyuncunun kendi amacını oluşturmasına dayanıyor. “Şimdi ne yapmalıyım?” sorusuna her zaman belirgin bir cevap arayanlar, daha görev odaklı bir aksiyon oyununda daha mutlu olabilir.
Kısa oturumlarda kontrolü kaybetmemek
Kısa bir oturum için pratik yöntemim, oyuna girer girmez rastgele dolaşmak yerine tek bir niyet belirlemek. Mesela önce hareket sistemini denemek, sonra çevrede uygun bir konum bulmak veya doğrudan çatışma temposunu test etmek. Bu küçük plan, açık dünya özgürlüğünün dağınık hissettirmesini engelliyor.
Oyunun serbestliği, zamanınız çok az olduğunda bile kullanılabilir; fakat hedefinizi siz koymazsanız oturum çabuk anlamsızlaşabiliyor. Bu yüzden yapımın en iyi tarafı aynı zamanda dikkat edilmesi gereken noktası. Oyun size alan veriyor, fakat o alanı nasıl değerlendireceğinizi de büyük ölçüde size bırakıyor.
Bir başka kullanışlı yaklaşım, ilk dakikaları öğrenme süresi olarak görmek. Karakterin dönüşünü, kamera hareketini ve çatışma ritmini anlamadan başarı beklemek gereksiz hayal kırıklığı yaratabilir. Birkaç kısa denemeden sonra kontrol daha doğal hâle geliyor ve oyunun serbest yapısı daha fazla öne çıkıyor.
İlerlemenin işaretlerini nasıl okumalı?
Görev zincirine bağlı bir oyunda ilerleme çoğunlukla bölüm sonu, açılan içerik veya tamamlanan hedef üzerinden anlaşılır. Buradaysa daha yararlı ölçüt, aynı alanda daha bilinçli hareket edip etmediğiniz. İlk denemede kamerayı kontrol etmekle uğraşırken sonraki oturumda çevreyi tarayıp nerede duracağınızı önceden seçiyorsanız, kendi becerinizde somut bir gelişme var demektir.
Bu farkı görmek için her oturuma küçük bir amaç koymak işe yarıyor: bu kez yalnızca hareket ve kamera uyumuna odaklanmak, başka bir sefer konum seçimine dikkat etmek gibi. Böylece oyunun sizi sürekli yeni bir ödülle çağırmasını beklemeden kendi ilerlemenizi fark edebilirsiniz. Bu yaklaşım özellikle kısa oynayanlar için önemli; birkaç dakikayı rastgele dolaşmak yerine bir beceriyi denemeye ayırmak daha tatmin edici.
Gerçekçi sınırlamalar ve alternatiflerle farkı
Oyunun en belirgin sınırlaması da yine açık dünya yapısından kaynaklanıyor. Serbest dolaşım, her oyuncu için otomatik olarak derinlik anlamına gelmiyor. Eğer sürekli değişen görevler, ayrıntılı karakter gelişimi veya uzun soluklu bir hikâye arıyorsanız, bu oyun beklentinizi tam karşılamayabilir. Ben onu daha çok anlık aksiyon ve serbest deneme alanı olarak görüyorum.
Kontrol yoğunluğu da ikinci önemli konu. Dokunmatik ekranda hareket, kamera ve çatışmayı aynı anda yönetmek, konsol ya da bilgisayar deneyimi kadar rahat olmayabilir. Fiziksel kontrolcüyle oynama alışkanlığınız varsa mobil kullanımın ilk aşaması daha az hassas gelebilir. Bu, oyunun kötü tasarlandığı anlamına gelmiyor; dokunmatik ekranın doğal sınırlarıyla ilgili bir ödünleşim.
Grafik beklentisi yüksek olan oyuncular da kararını buna göre vermeli. Oyunun asıl değerini görsel gösterişten çok açık alan hissi ve serbest aksiyon oluşturuyor. Benim için bu tercih anlaşılır; çünkü mobilde hızlı erişilen bir sanal alan sunmak, her ayrıntıyı en üst düzeye çıkarmaktan daha önemli olabilir. Fakat görsel gerçekçilik sizin için ilk sıradaysa, daha yeni ve daha ağır yapımlara yönelmek daha uygun olabilir.
Benzer açık dünya suç oyunlarıyla karşılaştırdığımda, bu yapımın avantajı erişilebilir ve doğrudan başlaması. Buna karşılık daha büyük alternatifler genellikle daha yoğun hikâye, daha kapsamlı ilerleme veya daha cilalı bir sunum verebilir. Buradaki seçim, “en büyük oyun hangisi?” sorusundan çok, “ben şu anda özgürce aksiyon mu istiyorum, yoksa uzun bir oyun sistemi mi?” sorusuna bağlı.
Kimler başka bir seçenek düşünmeli?
Çocuklar için oyun arayan aileler bu yapımı tercih etmemeli; PEGI 16 derecelendirmesi, içeriğin daha genç oyunculara uygun olmadığını açıkça gösteriyor. Ayrıca şiddet ve suç temalı atmosferden hoşlanmayanlar için de doğru seçim değil.
Her oturumda belirgin ilerleme görmek isteyen oyuncuların görev zinciri güçlü bir aksiyon oyununa yönelmesi daha mantıklı. Aynı durum, çevrim içi rekabeti veya ayrıntılı takım koordinasyonunu temel eğlence olarak görenler için de geçerli olabilir. Oyunun güçlü yanı, oyuncuya kendi akışını kurma fırsatı vermesi; bu yüzden katı hedefler ve düzenli yönlendirme arayanlara göre tasarlanmış bir deneyim değil.
Ne zaman daha görev odaklı bir oyun seçmeli?
Oyunu açtığınızda ilk olarak “hangi görevi tamamlayacağım?” diye düşünüyorsanız ve cevabın oyun tarafından net biçimde verilmesini istiyorsanız, bölüm tabanlı bir alternatif daha iyi gelebilir. Böyle oyunlarda hedef, ödül ve sonraki adım genellikle birbirine bağlıdır; bu da her oturumda ölçülebilir bir tamamlanma hissi verir. Burada ise kendi hedefinizi koymak özgürlüğün bedeli. Bunu yük gibi gören oyuncular için serbest dolaşım tek başına yeterli olmayabilir.
Öte yandan yalnızca kısa süreliğine telefona uzanıyor, belirli bir hikâyeyi takip etmeye hazır hissetmiyorsanız bu açık yapı daha elverişli. Oyunu bir görev maratonu gibi tüketmeye çalışmak yerine, ara sıra açılan bir aksiyon alanı olarak görmek beklentiyi daha doğru kuruyor. Benim tavsiyem, ilk oturumlarda hikâye ya da uzun vadeli açılımlar beklemek yerine kontrolleri ve çevreyi tanıyıp bu serbestliğin size uyup uymadığını anlamanız.
Oyundan daha fazla verim almak isteyenlere öneriler
İlk önerim, oyunu hemen hızla tüketmeye çalışmamak. Haritanın hareket mantığını anlamak, kamerayı kontrol etmek ve karakterin çevreyle ilişkisini gözlemlemek, doğrudan çatışmaya atılmaktan daha faydalı. Bu özellikle dokunmatik kontrollerde önem taşıyor; çünkü erken dönemde yaşanan başarısızlıkların bir bölümü oyunun zorluğundan değil, kontrol alışkanlığının henüz oluşmamasından kaynaklanıyor.
İkinci önerim, her karşılaşmada aynı yaklaşımı kullanmamak. Açık alanda doğrudan ilerlemek hızlı olabilir, fakat çevreyi okuyarak daha güvenli bir konum seçmek çoğu zaman daha kontrollü hissettiriyor. Ben bu değişkenliği oyunun görünmeyen avantajlarından biri olarak görüyorum. Oyun size ayrıntılı bir taktik ekranı sunmasa bile, hareket ve konum kararlarını kendiniz vererek benzer bir düşünme süreci yaşayabiliyorsunuz.
Üçüncü önerim, cihazınızı ve ekran düzeninizi hesaba katmak. Küçük ekranda parmaklarınız görüş alanını kapatıyorsa, çatışma sırasında acele etmek yerine daha geniş görüş sağlayan hareketleri tercih edin. Oyunu ilk kez denediğinizde kısa bir test oturumu yapıp hangi kontrol hareketlerinin size doğal geldiğini belirlemek, sonraki denemeleri daha akıcı hâle getirir.
Bir başka pratik nokta da oyuna her girişte aynı hedefi aramamak. Bazen yalnızca çevreyi tanımak, bazen aksiyonun temposunu denemek, bazen de kısa bir serbest dolaşım oturumu yapmak yeterli olabilir. Bu yaklaşım, oyunun görev eksikliği gibi görülebilecek tarafını avantaja çeviriyor. Çünkü eğlenceyi tek bir ilerleme çubuğuna bağlamadığınızda, kısa sürede de anlamlı bir deneyim elde edebiliyorsunuz.
Zorluğu ve oyun temposunu kendi beklentinize göre ayarlamak
Oyunda zorluk artışını yalnızca daha sert karşılaşmalar şeklinde değerlendirmemek gerekir; oyuncunun kendi kontrol becerisi de deneyimin ne kadar zor hissettireceğini belirliyor. Aceleyle hareket etmek, kamerayı çevirmeyi unutmak ve açıkta kalmak aynı karşılaşmayı olduğundan daha karmaşık hâle getirebilir. Bu nedenle zorlandığınızda hemen daha hızlı oynamaya çalışmak yerine, tek bir alışkanlığı düzeltmek daha iyi bir deneme yöntemi.
Örneğin bir oturumda yalnızca çevreyi taramaya, bir diğerinde hareket ederken görüş alanını korumaya odaklanın. Bu küçük odak değişikliği, oyunun temposunu sizin için daha yönetilebilir kılar. Düzenli ve belirgin bir zorluk eğrisi bekleyenler için bu yöntem kişisel ilerlemeye dayalı olduğu için yetersiz kalabilir; ancak deneme-yanılmadan hoşlanan oyuncular kendi gelişimlerini daha net hissedebilir.
Oyunun sizi tekrar tekrar çağıran ödül döngülerine dayanmasını beklememek de önemli. Ben bunu hem rahatlatıcı hem de sınırlayıcı buluyorum: Bir yandan sürekli hedef baskısı olmadan girip çıkabiliyorsunuz, diğer yandan uzun vadeli ilerleme motivasyonunu kendi başınıza üretmeniz gerekiyor. Oyun seanslarınızda net hedef ve ödül olmadan devam etmekte zorlanıyorsanız, daha yapılandırılmış bir alternatif size daha uygun olur.
Oyuncu kitlesi ve genel değerlendirmem
Bu oyun özellikle açık dünya atmosferini seven, mobilde kendi kararlarını vermek isteyen ve kısa oturumlarda doğrudan aksiyona ulaşmayı tercih eden oyunculara uygun. Elli milyondan fazla kuruluma ulaşmış olması ve yaklaşık 4,4 ortalamaya sahip bulunması, geniş bir oyuncu ilgisi gördüğünü gösteriyor. Yaklaşık 658 bin değerlendirme ve 9,8 bin inceleme de bu ilginin yalnızca küçük bir kullanıcı grubuyla sınırlı olmadığını düşündürüyor.
Benim açımdan bu ilgi, oyunun kusursuz olduğu anlamına gelmiyor. Daha çok, ücretsiz erişimle açık dünya aksiyonunu denemek isteyenler için anlaşılır bir giriş noktası olduğunu gösteriyor. Ücretsiz olması, denemek için önündeki engeli azaltıyor; fakat oyundan ne beklediğinizi bilerek başlamak yine önemli. Hikâye ağırlığı, yüksek görsel kalite veya sürekli yönlendirme arıyorsanız farklı bir yapım daha iyi sonuç verebilir.
13 Eylül 2018’de yayımlanan oyunun güncel sürümü 1.9.6. Bu bilgi, yapımın yeni çıkmış bir deneyim olmadığını ve yıllar içinde tanınan bir mobil oyun hâline geldiğini gösteriyor. Ben oyunu değerlendirirken yaşını bir dezavantaj olarak değil, beklentiyi doğru ayarlamak için bir işaret olarak görüyorum: Burada amaç en yeni teknolojiyi sergilemekten çok, açık alan içinde hızlı ve serbest bir aksiyon deneyimi sunmak.
Son kararım şu: Ücretsiz açık dünya aksiyonu arayan ve görev listesine bağlı kalmadan sanal bir şehir alanında hareket etmek isteyenler için güçlü bir seçenek. En iyi hâline, kontrolleri öğrenip çevreyi bilinçli kullandığınızda ulaşıyor. Buna karşılık daha derin hikâye, daha düzenli ilerleme veya daha gelişmiş görsel sunum arayanların başka oyunlara bakması daha doğru.
Ben bir arkadaşıma önerirken bunu özellikle belirtirdim: Oyunu büyük bir hikâye macerası gibi değil, istediğiniz anda açıp kendi aksiyon senaryonuzu kurabileceğiniz serbest bir alan gibi düşünün. Bu beklentiyle oynadığınızda yapımın sade ama etkili fikri daha net ortaya çıkıyor. Aksiyon türünü seviyor, PEGI 16 içeriğini uygun buluyor ve kısa oturumlarda bile kontrolün sizde olmasını istiyorsanız denemeye değer.
Artıları
- Açık dünya haritası
- serbest keşif ve farklı oyun tarzları sunuyor.
- Çevrim içi çok oyunculu mod
- arkadaşlarla birlikte oynamayı destekliyor.
- Araç kullanımı ve çatışma mekanikleri oynanışı çeşitlendiriyor.
- Karakter ve ekipman seçenekleri
- oyuna kişisel dokunuş katıyor.
- Düzenli güncellemeler yeni içerik ve hata düzeltmeleri sağlayabiliyor.
Eksileri
- Yoğun çatışmalarda düşük donanımlı cihazlarda performans düşebiliyor.
- Çevrim içi deneyim
- bağlantı kalitesine ve sunucu durumuna bağlı.
- Bazı haritalar ve modlar zamanla tekrar hissi yaratabiliyor.
- Reklamlar veya oyun içi satın alımlar deneyimi etkileyebilir.
- Kontroller küçük ekranlarda hassas nişan almayı zorlaştırabiliyor.
Los Angeles Crimes için sık sorulan sorular
Los Angeles Crimes nedir ve oyunda neler yapılabilir?
Los Angeles Crimes, açık dünya yapısına sahip, aksiyon ve çok oyunculu oynanışı bir araya getiren bir mobil oyundur. Oyuncular şehir içinde serbestçe dolaşabilir, farklı araçları kullanabilir, silahlarla mücadele edebilir ve çeşitli oyun modlarına katılabilir. Harita ve fizik sistemi, klasik şehir suçları temalı oyunları sevenlere tanıdık gelebilir; ancak deneyim, mobil cihazın performansına ve çevrim içi bağlantının kalitesine göre değişebilir.
Los Angeles Crimes çevrim içi mi oynanıyor, internet bağlantısı gerekli mi?
Oyunun temel cazibesi çevrim içi çok oyunculu özelliklerinden gelir ve arkadaşlarla ya da diğer oyuncularla aynı haritada mücadele etmek için aktif internet bağlantısı gerekir. Bazı sürümlerde tek oyunculu veya yerel denemeye uygun seçenekler bulunabilse de tüm özelliklerin internetsiz çalışacağını varsaymamak gerekir. Mobil veri kullanırken yüksek veri tüketimi ve bağlantı kopmalarının oyun deneyimini etkileyebileceğini de göz önünde bulundurmalısınız.
Los Angeles Crimes hangi cihazlarda çalışır ve yüksek performans gerektirir mi?
Los Angeles Crimes, grafik ve açık dünya yapısı nedeniyle giriş seviyesi cihazlarda zorlanabilir. Oyunu yüklemeden önce işletim sistemi sürümünü, boş depolama alanını ve cihazınızın RAM kapasitesini kontrol etmeniz faydalı olur. Orta ve üst seviye telefonlarda daha akıcı sonuç alınırken düşük özellikli cihazlarda kare hızı düşüşleri, uzun yükleme süreleri veya ısınma görülebilir. Grafik ayarlarını azaltmak performansı iyileştirebilir.
Los Angeles Crimes ücretsiz mi ve uygulama içi satın alma bulunuyor mu?
Los Angeles Crimes genellikle ücretsiz indirilebilen bir mobil oyun olarak sunulur; ancak mağaza sayfasındaki güncel açıklamaları kontrol etmek önemlidir. Ücretsiz olması, oyundaki tüm içeriklerin veya özelliklerin hiçbir koşul olmadan kullanılabileceği anlamına gelmeyebilir. Sürüm ve platforma bağlı olarak reklamlar, bağış seçenekleri ya da ek içeriklerle karşılaşabilirsiniz. İndirmeyi yalnızca resmi mağazalardan yapmak güvenlik açısından daha doğru olacaktır.
Los Angeles Crimes çocuklar için uygun mudur ve hangi içeriklere dikkat edilmelidir?
Oyunda silah kullanımı, çatışma, araçlarla tehlikeli hareketler ve suç temalı şehir yaşamı gibi unsurlar bulunur. Bu nedenle küçük çocuklar için uygun olmayabilir ve ebeveynlerin yaş derecelendirmesini incelemesi gerekir. Ayrıca çevrim içi modlarda diğer oyuncularla etkileşim yaşanabileceğinden, sohbet veya kullanıcı davranışları konusunda dikkatli olunmalıdır. Ebeveyn denetimleri, cihaz gizlilik ayarları ve oyun süresi sınırları kullanılarak daha kontrollü bir deneyim sağlanabilir.


























