
Quick Cursor: One-Hand Aid
Yalnızca AndroidFree·Kullanıcı puanı
Analiz eden ViaAPK
Sabah evden çıkarken bir elinizde çanta, diğer elinizde telefon varsa, büyük ekranın üst köşesindeki küçük düğmelere ulaşmak bir anda gereksiz bir mücadeleye dönüşebiliyor. Benim için Quick Cursor’ın anlamı tam burada ortaya çıkıyor: telefonu avucumda aşağı kaydırmadan, başparmağımın eriştiği bir noktadan ekrandaki uzak bir hedefe ulaşmak. Bu yaklaşım her dokunuşu hızlandırmıyor; asıl faydası, tek elle kullanımın zorlaştığı anlarda daha kontrollü bir seçenek sunması.
Bu tür bir aracı değerlendirirken telefonu nasıl kullandığımı da göz önünde bulunduruyorum. Gün içinde mesajlara bakmak, bir tarifin ekranını açık tutmak ya da ulaşılması zor bir menüye dokunmak gibi işler çoğu zaman elimde başka bir şey varken çıkıyor. Quick Cursor, bu anlarda bütün telefon kullanım alışkanlığımı değiştirmek yerine, erişim sorununu yaşadığım noktada devreye girebilecek bir yardımcı olarak daha anlamlı. Onu sürekli açık tutulması gereken bir özellikten çok, gerektiğinde başvurulan bir tek elle kullanım aracı olarak görüyorum.
Tek elle kullanım günlük akışı nerede değiştiriyor?
Uygulama, verimlilik araçları arasında yer alıyor ve geliştiricisi Sergiu Șandor. Ücretsiz indirilebilmesi giriş için rahat; ancak uygulama içindeki bazı satın alımların öğe başına ₺47,99 ile ₺369,99 arasında değiştiğini bilmek gerekiyor. Yaş derecelendirmesi PEGI 3 olduğu için temel kullanım açısından geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor. Yine de bu, herkesin hiçbir ayar düşünmeden kullanabileceği anlamına gelmiyor. Erişilebilirlik araçlarıyla çalışan bir uygulama olduğundan, kurulum sırasında ekranda nasıl davrandığını anlamak önemli.
Quick Cursor’ı değerlendirirken yalnızca kişisel kullanımını değil, ev içinde sırayla kullanılan telefonları da düşündüm. Ortak cihazlarda herkesin el yapısı, boyu veya telefonu tutma biçimi aynı olmuyor. Bir kişi geniş ekranı rahatça kullanırken başka biri üst köşeye erişmek için telefonu avucunda tehlikeli biçimde kaydırmak zorunda kalabiliyor. Sanal imleç burada cihazı değiştirmeden daha kontrollü bir erişim yolu sağlayabiliyor.
Örneğin mutfakta bir tarif açıkken telefonu tek elle tutup diğer elle malzemeleri hazırladığınızı düşünün. Ekranın üst kısmındaki geri düğmesine veya menü simgesine uzanmak yerine, başparmağınızın doğal olarak ulaştığı bölgeden imleci yönlendirmek daha kolay olabilir. Aynı durum çocuklara kısa süreliğine verilen büyük ekranlı bir telefonda da geçerli. Çocuk cihazı iki elle kullanmayı tercih edebilir, fakat yetişkin cihazı tek elle geri almak istediğinde bu araç işe yarayabilir.
Buradaki önemli ayrım şu: Uygulama ortak cihazdaki hesapları, profilleri veya içerikleri birbirinden ayırmıyor. Telefonu kullanan kişilerin ne görebileceğini düzenleyen bir aile yönetim sistemi değil. Bu nedenle evdeki herkesin aynı uygulamalara ve aynı telefon ayarlarına eriştiği bir ortamda, Quick Cursor yalnızca fiziksel erişimi kolaylaştırıyor; hesap sınırlarının yerini tutmuyor.
Benim için en güçlü kullanım senaryosu, cihazın sahibinin geçici olarak elini kullanamadığı veya bir elini başka bir iş için ayırdığı anlar. Ekran büyüdükçe sorun daha görünür hale geliyor. Normalde telefonun tamamını avuç içinde yeniden konumlandırmak gerekirken, imleç yaklaşımı bu hareketi azaltıyor. Buna karşılık küçük ekranlı bir telefonda faydası daha sınırlı kalabilir; çünkü zaten erişilebilir olan alan için ek bir katman kullanmak gereksiz hissettirebilir.
Vakit ayırmaya değer haberler

Coloring Games: Color & Paint Kimlere Hitap Ediyor, Kimleri Çabuk Sıkıyor?

Blinkit’in Hızı, Android ve iOS Kısıtlarında Güvenilir Kalabilecek mi?

SimCity BuildIt: Şehir Hayali Bekleme Sürelerine Takılıyor mu?

Pou: Telefonumuzda Büyüttüğümüz Küçük Sorumluluk

Hello Neighbor: Rakiplerine Karşı Gizemli Bir Macera

Canva: Yaratıcılığın Zirvesine Çıkış Hikayesi

Super Bear Adventure: Her Yaşa Hitap Eden Nostaljik Oyun

Microsoft Word: Edit Documents ile Mobil Düzenlemede Üstün Verimlilik

Yandex Go: Dijital Ekosistemde Güçlenmenin Yolu

YouTube Studio: İçerik Üreticileri İçin Yeni Dönem

Sofascore: Canlı Skorla Spor Tutkunlarının Vazgeçilmezi

Picsart Foto ve Video Editörü: Yaratıcılığınızı Serbest Bırakın
Kurulumda önce sınırları belirlemek gerekiyor
İlk açılışta uygulamayı yalnızca etkinleştirip hemen kullanmaya başlamak yerine, hangi durumlarda devreye girmesini istediğinizi düşünmenizi öneririm. Tek elle kullanımın gerçekten zorlaştığı anlarla, normal kullanım arasında fark var. Her dokunuşta veya her uygulamada imleç görmek istemeyebilirsiniz. Bu yüzden tetikleme biçiminin el alışkanlığınıza uygun olup olmadığını birkaç farklı uygulamada denemek daha sağlıklı.
Kurulum sürecinde dikkat edilmesi gereken başka bir konu da erişilebilirlik tabanlı araçlara duyulan güvendir. Böyle bir uygulama, ekrandaki etkileşimi kolaylaştırmak için sistemle daha yakından çalışabilir. Ben bu tür araçlarda, neyi etkinleştirdiğimi okumadan ilerlemeyi doğru bulmuyorum. Özellikle ortak kullanılan bir telefonda, ayarları kimin değiştirdiğinin bilinmesi sonradan yaşanabilecek karışıklıkları azaltır.
Bir ev telefonu için pratik yaklaşım, uygulamayı önce cihaz sahibiyle birlikte ayarlamak. Daha sonra diğer kullanıcılar için kısa bir deneme yapmak yeterli olabilir. İmlecin nasıl çağrıldığı, nasıl hareket ettirildiği ve normal dokunuşa nasıl dönüldüğü anlaşılmadan uygulamayı günlük rutine sokmak kafa karıştırabilir. Herkesin aynı hareketi kullanmak zorunda olmadığını da unutmamak gerekir; bir yetişkin için rahat olan tetikleme yöntemi, daha küçük bir el için uygun olmayabilir.
Uygulamanın güncel sürümü 3.0.2 ve Android tarafında en az 7.0 sürümünü gerektiriyor. Bu, eski sayılabilecek bazı cihazlarda da deneme şansı veriyor. Ancak işletim sistemi sürümünün uyumlu olması, her telefon üreticisinde deneyimin tamamen aynı olacağı anlamına gelmez. Sistem gezinme biçimi, ekran oranı ve üreticinin kendi erişilebilirlik ayarları kullanım hissini değiştirebilir. Bu nedenle uygulamayı satın alma düşüncesinden önce ücretsiz temel deneyimi kendi cihazınızda test etmek mantıklı.
Aile içinde kullanım için küçük bir koordinasyon planı
Ortak cihazlarda sorun çoğu zaman uygulamanın kendisinden değil, kimin neyi değiştirdiğinin bilinmemesinden çıkar. Quick Cursor için evde basit bir kullanım kuralı belirlemek işe yarıyor: Ayarları değiştiren kişi, cihazı bir sonraki kullanıcıya vermeden önce uygulamanın açık mı kapalı mı olduğunu söylemeli. Böylece başka biri ekranda beklemediği bir imleç gördüğünde bunun arıza olduğunu düşünmez.
Ben ayrıca farklı kullanıcıların telefonu farklı ellerde kullandığını hesaba katardım. Sağ elle kullanan biri için doğal gelen hareket, sol elle kullanan kişide bileği gereksiz yere zorlayabilir. Ortak cihazda tek bir varsayılan düzene bağlı kalmak yerine, herkesin kısa bir denemeyle kendi rahatlığını bulması daha iyi. Uygulama kişiye özel hesaplar sunan bir aile platformu olmadığı için bu koordinasyonun kullanıcılar arasında yapılması gerekiyor.
Evde yaşlı bir kullanıcı varsa, uygulamayı yalnızca “ekrana uzanmayı kolaylaştıran bir imleç” olarak anlatmak yerine, gerçek bir senaryo üzerinden göstermek daha anlaşılır. Mesela mesaj ekranında üst köşedeki düğmeye ulaşma, fotoğraf galerisine geri dönme veya bir menüyü açma gibi işlemlerle deneme yapılabilir. Kullanıcı, hareketin sonucunu gördüğünde aracı benimsemesi kolaylaşır. Çok fazla seçenek veya teknik açıklama ise ilk deneyimi gereksiz yere zorlaştırabilir.
Çocukların kullandığı cihazlarda da benzer bir yaklaşım geçerli. PEGI 3 derecelendirmesi, uygulamanın yaş açısından genel olarak uygun bir çerçevede sunulduğunu gösteriyor; fakat bu, çocuğun telefon içindeki tüm içeriklere otomatik olarak güvenli biçimde erişeceği anlamına gelmez. Quick Cursor erişimi kolaylaştırır, içerik denetimi yapmaz. Bu nedenle ebeveynin asıl kontrolü cihazın hesap, uygulama ve ekran kullanım ayarları üzerinden yürütmesi gerekir.
İmleci günlük rutine nasıl yerleştiriyorum?
Benim açımdan uygulamanın en belirgin katkısı, telefonu avuç içinde sürekli yeniden konumlandırma ihtiyacını azaltması. Bu küçük gibi görünen hareket, özellikle cihazı kenarlarından tutuyorsanız veya kılıfı kalınsa yorucu olabilir. İmleçle önce erişilebilir bir noktaya dokunup ardından uzak bir hedefe yönelmek, fiziksel olarak daha kontrollü bir akış sağlayabiliyor.
Ancak bu yöntemin doğrudan dokunmaktan daha hızlı olduğu her an söylenemez. Yakındaki bir düğmeye basacaksanız, imleci çağırmak ve hedefe yöneltmek fazladan adım yaratabilir. Bu yüzden ben Quick Cursor’ı sürekli açık bir zorunluluk gibi değil, ihtiyaç anında başvurulan bir erişim aracı olarak görüyorum. Mesaj yazarken klavyenin ortasındaki tuşlara ulaşmak için gerekmeyebilir; ekranın üst köşesinde küçük bir düğme ararken daha anlamlı hale gelir.
Bu, uygulamanın alışkanlık gerektiren tarafı. İlk dakikalarda imleci hedefe götürmek, doğrudan parmakla dokunmaya kıyasla dolaylı gelebilir. Birkaç gün sonra elinizin hareketini buna göre ayarlayabilirsiniz, fakat herkes bu öğrenme sürecini gerekli bulmayacaktır. Özellikle telefonunu iki elle kullanan veya ekranı küçük olan kişiler için geleneksel dokunma yöntemi daha sade kalabilir.
Uygulamanın değerini artıran bir başka nokta, büyük ekranda güvenli tutuşu korumaya yardımcı olması. Telefonu üst köşeye yetiştirmek için avuç içinde aşağı kaydırmak, cihazın dengesini bozabilir. İmleç yaklaşımı bu riski tamamen ortadan kaldırmaz, fakat erişim hareketini daha az fiziksel uzanmayla çözebilir. Bu yüzden telefonu sık sık düşürme endişesi yaşayan tek elle kullanıcılar için, yalnızca hız değil tutuş güveni de değerlendirilmesi gereken bir avantaj.
Günlük rutine eklemek için benim önerim, önce tekrar eden tek bir işi seçmek. Örneğin her gün kullandığınız bir uygulamada üst köşedeki menüye erişirken imleci deneyin; aynı hareketi bütün telefon işlerine yaymaya çalışmayın. Bu küçük deneme, aracı kullanmanın doğrudan dokunmaya göre size gerçekten zaman ve rahatlık kazandırıp kazandırmadığını gösterir. Ayrıca hangi elinizle daha rahat olduğunuzu fark etmeniz, ortak cihazdaki diğer kullanıcılarla ayarları konuşmayı da kolaylaştırır.
Alışılmış seçeneklerle karşılaştırınca nerede öne çıkıyor?
Android’in kendi tek elle kullanım özellikleri bazı telefonlarda ekranı küçültür veya arayüzü bir tarafa yaklaştırır. Bu yöntem, ekranın tamamını daha ulaşılabilir hale getirebilir; fakat görünümün değişmesi her kullanıcıya rahat gelmez. Quick Cursor’ın yaklaşımı ise ekranı küçültmekten çok, uzak hedeflere erişim biçimini değiştirmeye dayanıyor. Dolayısıyla uygulama içeriğinin aynı kalmasını isteyen, yalnızca dokunma noktasını daha erişilebilir bir yere taşımayı tercih eden kullanıcılar için daha uygun olabilir.
Öte yandan sistemin kendi tek elle modu genellikle telefonun genel davranışına daha bütünleşik hissedebilir. Ek bir araca alışmak istemeyen biri için bu önemli bir avantajdır. Benim değerlendirmemde seçim, “hangisi daha iyi?” sorusundan çok, “ekranı küçültmek mi, imleç kullanmak mı daha doğal?” sorusuna bağlı. Ekranın küçülmesi yazıları veya içerikleri daha dar gösteriyorsa Quick Cursor daha konforlu gelebilir; ekstra hareketlerden hoşlanmıyorsanız sistem seçeneği daha iyi olabilir.
Erişilebilirlik menülerindeki genel yardımcı araçlar da dokunma ve gezinme konusunda destek sunabilir. Fakat bunlar çoğu zaman daha geniş bir ihtiyaç alanını hedefler. Quick Cursor’ın güçlü yanı, belirli bir soruna odaklanması: parmağın ulaşamadığı noktaya erişmek. Bu odak, arayüzü daha anlaşılır kılabilir; ancak daha kapsamlı motor veya hareket desteği arayan kullanıcılar için tek başına yeterli olmayabilir.
Bir başka pratik fark da alışkanlıkların ne kadar kolay taşınabildiği. Telefonun kendi tek elle modu cihazın sistemine bağlı bir çözümken, ayrı bir yardımcı uygulamayı kullanmak için önce onun çalışma biçimini öğrenmek gerekir. Ben, yalnızca ara sıra üst köşeye erişemeyen fakat ekranın genelini rahat kullanan birinin önce sistemde bulunan seçeneği denemesini makul buluyorum. Ekranı küçültmekten hoşlanmayan ve hedefe erişme biçimini değiştirmek isteyen biri ise imleç yöntemini daha doğal bulabilir.
Uygulama içi satın alımların bulunması da karar verirken hesaba katılmalı. Ücretsiz başlangıç, temel fikri denemek için iyi; fakat ileri seçeneklere ihtiyaç duyduğunuzda ödeme ekranlarıyla karşılaşabilirsiniz. Evde ortak kullanılan bir cihazda satın alma kararını tek kişinin vermemesi daha doğru olur. Özellikle çocukların veya misafirlerin kullandığı telefonda, satın alma adımlarının kimin kontrolünde olduğu önceden netleştirilmeli.
Kimler için mantıklı, kimler başka bir yol seçmeli?
Geniş ekranlı telefonu tek elle kullanan, diğer elini sık sık serbest bırakmak zorunda kalan veya ekranın uzak köşelerine erişirken cihazı avucunda kaydıran kişiler için Quick Cursor mantıklı bir deneme. Uygulamanın bir milyondan fazla kuruluma ulaşmış olması ve ortalama 3,9 puan alması, farklı kullanıcıların ilgisini çektiğini gösteriyor; yine de bu rakamları kişisel uyum garantisi gibi görmemek gerekir. Bu tür bir araçta memnuniyet, doğrudan telefonun boyutuna ve kişinin el alışkanlığına bağlı.
Örneğin işe giderken bir elinizle toplu taşımada tutunup diğer elinizle telefonu kullanmanız gerekiyorsa, ulaşılması zor bir menü düğmesi için cihazı avucunuzda yeniden konumlandırmak yerine imleç yaklaşımını deneyebilirsiniz. Benzer şekilde, alışveriş listesine bakarken sepeti taşımak veya evde yemek hazırlarken tarife dönmek gibi kısa işler de bu araca uygun olabilir. Bunlar sürekli kullanım gerektiren senaryolar değil; tam tersine, seyrek ama can sıkıcı erişim anları uygulamanın neden yararlı olabileceğini gösteriyor.
Ortak ev telefonlarında da faydalı olabilir, fakat yalnızca fiziksel erişim sorununu çözer. Kullanıcı hesaplarını ayırmak, çocukların uygulama erişimini sınırlamak veya aile üyelerinin hareketlerini yönetmek istiyorsanız bunun için cihazın kendi ayarlarına ve ayrı aile çözümlerine bakmalısınız. Quick Cursor bu görevleri üstlenmek üzere tasarlanmış bir hesap yönetim aracı değil.
Telefonunu çoğunlukla iki elle kullananlar, küçük ekranlı cihaz sahipleri ve dokunma hareketlerinde en kısa yolu isteyenler uygulamayı gereksiz bulabilir. Ayrıca erişilebilirlik araçlarının çalışma biçimi sizi rahatsız ediyorsa, sırf ekran büyük diye kullanmaya zorlanmanız gerekmiyor. Önce ücretsiz sürümde birkaç günlük gerçek kullanım yapıp, imlecin gerçekten elinizi rahatlatıp rahatlatmadığını görmek daha doğru.
El hareketi kısıtlılığı yaşayan biri için de faydalı bir seçenek olabilir; fakat bu aracı her türlü erişilebilirlik ihtiyacını karşılayan kapsamlı bir çözüm gibi düşünmemek gerekir. Sorun yalnızca ekranın uzak bir bölümüne dokunmaksa imleç yaklaşımı denenebilir. Daha geniş bir motor kontrolü veya telefonun farklı bölümlerinde özel destek gerekiyorsa, cihazın erişilebilirlik ayarları ve başka yardımcı araçlar daha uygun olabilir. Burada belirleyici olan, yaşanan güçlüğün tam olarak ne olduğudur.
Benim ev kullanımı kararım
Quick Cursor, iddialı bir telefon yöneticisi değil; tek elle erişim sorununa odaklanan, doğru kullanıcıda fark yaratan bir verimlilik uygulaması. Ben onu özellikle büyük ekranlı bir cihazı ortak kullanan evlerde, farklı el alışkanlıklarına sahip kişiler için yararlı buluyorum. Fakat uygulamanın hesabı, içeriği veya yaşı yönetmediğini bilerek yaklaşmak gerekiyor. Bu sınırları baştan kabul ederseniz beklentiniz doğru yerde olur.
Günlük kullanımda en iyi sonuç, imleci her işlem için açmak yerine uzak hedeflerde kullanmakla geliyor. Kurulumdan sonra herkesin kısa bir deneme yapması, hangi elde daha rahat olduğunu görmesi ve ayarları kimin değiştireceğini kararlaştırması da deneyimi iyileştiriyor. Benim nihai görüşüm şu: tek elle erişim sizin gerçek bir sorununuzsa, Quick Cursor denenmeye değer; sorun yaşamıyorsanız ek hareket katmanı size faydadan çok uğraş getirebilir.
Ücretsiz olması, bu kararı vermeyi kolaylaştırıyor. Android 7.0 ve üzerindeki uyumlu bir cihazda önce kendi kullanım senaryonuzla test edin: mutfakta, yürürken, çocukla ilgilenirken veya tek elle mesajlaşırken hangi anlarda işe yaradığını gözlemleyin. Bu testten sonra uygulamanın sizin için günlük bir yardımcı mı, yoksa yalnızca ilginç bir fikir mi olduğuna daha net karar verebilirsiniz. Benim açımdan güçlü tarafı, büyük ekranı küçültmeden erişimi kolaylaştırması; zayıf tarafı ise alışkanlık kazanmak ve ortak cihazda ayar sorumluluğunu paylaşmak gerektirmesi.
Artıları
- Tek elle kullanım için imleci ekranın her noktasına kolayca taşır.
- İmleç boyutu
- rengi ve hareket alanı kişisel tercihlere göre ayarlanabilir.
- Kenar tetikleme bölgeleri farklı ekran kenarlarına konumlandırılabilir.
- Büyük ekranlı telefonlarda erişilebilirliği belirgin şekilde artırır.
- Bildirim çubuğundan hızlıca etkinleştirilip devre dışı bırakılabilir.
Eksileri
- Bazı gelişmiş özellikler için ücretli sürüme geçmek gerekebilir.
- Ekran üzerinde görünen tutamaç
- oyunlarda veya uygulamalarda dikkat dağıtabilir.
- Yanlışlıkla kenara dokunmak imleci istemeden etkinleştirebilir.
- Bazı üretici arayüzlerinde arka planda çalışma kısıtlanabilir.
- Erişilebilirlik izni
- gizlilik konusunda hassas kullanıcıları endişelendirebilir.
Quick Cursor: One-Hand Aid için sık sorulan sorular
Quick Cursor: One-Hand Aid nedir ve ne işe yarar?
Quick Cursor: One-Hand Aid, özellikle büyük ekranlı Android telefonları tek elle daha rahat kullanmayı sağlayan bir erişilebilirlik uygulamasıdır. Ekranın kenarından açılan bir imleç veya dokunmatik alan sayesinde parmağınızı uzatmakta zorlandığınız üst bölümlere erişebilirsiniz. Uygulama, menülerde gezinme, bildirimleri açma ve ekrandaki küçük düğmelere dokunma gibi işlemleri kolaylaştırır.
Quick Cursor: One-Hand Aid nasıl kullanılır?
Uygulamayı kurduktan sonra gerekli erişilebilirlik izinlerini vermeniz ve ekranda görünecek tetikleme alanını yapılandırmanız gerekir. Daha sonra parmağınızı belirlenen kenar bölgesinden kaydırarak imleci etkinleştirebilirsiniz. Parmağınızı hareket ettirdiğinizde imleç ekranda ilerler; bırakma veya ilgili dokunma hareketiyle hedeflediğiniz noktaya dokunulur. Hassasiyet ve konum ayarları kişisel kullanıma göre değiştirilebilir.
Quick Cursor kullanmak için hangi izinler gerekiyor ve güvenli mi?
Quick Cursor, ekrandaki dokunma işlemlerini gerçekleştirebilmek için Android’in erişilebilirlik hizmetlerinden yararlanır. Bu nedenle uygulama, etkinleştirme sırasında erişilebilirlik izni talep edebilir. Bu izin güçlü olduğu için yalnızca uygulamanın güvenilir kaynaktan indirildiğinden emin olarak verilmelidir. Uygulamayı kullanmayı bıraktığınızda erişilebilirlik hizmetini kapatabilir, ayrıca Android ayarlarından verilen izinleri istediğiniz zaman yönetebilirsiniz.
Quick Cursor: One-Hand Aid ücretsiz mi, ücretli özellikleri var mı?
Uygulamanın temel tek elle kullanım özellikleri genellikle ücretsiz olarak sunulur; ancak sürüme ve geliştiricinin güncel politikasına bağlı olarak bazı gelişmiş seçenekler ücretli olabilir. Reklamların kaldırılması, daha fazla imleç profili, ek özelleştirme seçenekleri veya gelişmiş tetikleme ayarları premium paket kapsamında bulunabilir. İndirmeden önce Google Play’deki güncel fiyatlandırmayı ve uygulama içi satın alma bilgilerini kontrol etmeniz faydalı olur.
Quick Cursor her Android telefonda sorunsuz çalışır mı?
Quick Cursor, farklı ekran boyutlarına ve Android sürümlerine uyum sağlayacak şekilde tasarlanmış olsa da deneyim cihazdan cihaza değişebilir. Üreticilerin pil tasarrufu, ekran hareketleri, erişilebilirlik yönetimi veya arayüz kısıtlamaları uygulamanın çalışmasını etkileyebilir. Bazı telefonlarda tetikleme alanını yeniden konumlandırmak ya da pil optimizasyonunu devre dışı bırakmak gerekebilir. Kurulumdan sonra imleç boyutunu, hassasiyetini ve kenar alanını ayarlamanız önerilir.


























